GOOGLE ARAMA

26 Nisan 2009 Pazar

URFA SAVUNMASI

URFA SAVUNMASI
Ocak 1919'da Urfa'yı işgal eden İngilizler Ekim ayında şehri Fransızlar'a terk ettiler. Bütün yörede olduğu gibi Fransızlar işgal ettikleri Urfa'da da Ermenilere dayanarak Türk halkına karşı onur kırıcı davranışlara başladılar. Ermenilerin intikam duygularıyla yaptıkları bütün taşkınlıklara göz yumdular. 800 yıl önce Haçlı Seferleri sırasında bu şehirde bir süre kaldıkları için tarihi hakları olduğunu ileri sürmeye başladılar. Resmi binaları işgal ve ileri gelenleri aaafi bir şekilde tutukladılar. Bu durum Urfa halkının ulusal duygularını kamçıladı. 29 Aralık 1919'da buraya atanan Yüzbaşı Ali Saip (Ursavaş) M. Kemal'in emriyle Fransızları buradan çıkarmak için çalışmaya başladı. Diğer yandan Urfa'nın güneyindeki aşiretler Maraş'a yardım için demiryolu üzerinde sabotaja ve Urfa'da bulunan Fransız ve Ermenilere saldırmak için hazırlıklara başlamışlardı. Namık Bey takma adıyla çalışan Ali Saip Bey 3.000 kişilik bir kuvvet toplamayı başardı. Bu ulusal kuvvetler 7 Şubat 1920'da Urfa'daki Fransız Komutanlığı'na bir ültimatom vererek şehrin 24 saat içinde boşaltılmasını istediler. Fransız komutan verdigi yanıtta aşiretlerin düşmanı olmadığını Suriye'de bulunan General Gourad'a yazıldığını ve onun emrinin gelmesine kadar beklenmesini rica etti. Fakat Türk kuvvetlerinin beklemeye tahammülü yoktu. Urfa'ya giren Türk kuvvetleri 8-9 Şubat gecesi buradaki Ermenilerle desteklenmiş 560 kişilik Fransız birliğini Gureba Hastanesi'nde kuşattı. Bir süre taraflar ateş açmadılar. 9 Şubat'ta silahlı çatışma başladı. Fransızlar şehri terk etmeyi red ettiler. İngilizler bütün tarihi gerçeklere gözlerini kapatıp 19 Şubat'ta Osmanlı Hükümeti'ne baskı yaparak yaptıkları seferleri istanbul'un Türkler'de kalmasına karar verildiği bir sırada Güney'de Ermeniler'e karşı katliama girişildiğini ileri sürüp bu olaylardan (Urfa Maraş halkının vatan savunması) vazgeçilmesini Yunanlılara karşı yapılan saldırıların da durdurulmasını istediler. Harbiye Nezareti aynı gün Kolordular'a çatışma yapılmamasını bildirdi. İngilizler batı kamuoyunda Güney Doğu'da Türk halkının direnişini Müslümanların Ermenileri katlettikleri şeklinde duyuruyorlardı. Oysa Fransız ve Ermeniler Maraş'ta Türk halkını kadın ve çocuk demeden katl ediyorlardı. İstanbul Hükümeti İngilizlerin oyunlarını anlamadığı için İstanbul'un Osmanlılara bırakılmasını büyük bir kazanç zannederek M. Kemal Paşa'nın örgütlenme hareketinden vaz geçmesini ve Kuva-yı Milliye hareketinin durdurulmasını istedi. M. Kemal 11 Şubat'ta verdiği yanıtta Türk Ulusu'nun hakları verilinceye kadar silahların bırakılmayacağını Kuva-yı Milliye'yi durdurabilmek için Fransızların Adana'yı terk etmeleri gerektiğini bildirdi. Fakat bu sırada Urfa direnişi de zayıflamaya başladı. Bazı Urfalılar M. Kemal Paşa'ya başvurarak(l9 Mart 1920) Kolordunun hemen yardıma gelmesini halkın direniş gücünün tükendiğini bildirdiler. M. Kemal Paşa 13. Kolordu'ya gereken emrin verildiğini Fransızların da çok zor durumda olduğunu belirterek direnmenin sürdürülmesini istedi. Kolordu Urfa'ya gereken yardımı yapmadığı halde Fransızların direnme gücü kalmadığı için 10 Nisan 1920'de silah ve cephaneleriyle Urfa'yı terk ettiler. Bu savaşta 250 ölü ve 163 yaralı vermişler yani kuvvetlerinin yarısını yitirmişlerdi. Fransızlar Maraş yenilgisinden sonra Urfa'da da yenildikleri için moralleri iyice bozuldu. Bu durum Arap direnişçilerine de moral veriyordu. Fransızlar Urfa'ya yeniden saldırmayı düşündüler. Fakat 13. Kolordu'nun savunma önlemlerini almasından sonra vaz geçtiler. ALINTI

Hiç yorum yok: